Pages

Canım Pazar

Bayılıyorum pazar günlerine huzurlu, özgür, istediğin zaman istediğini yapabildiğin, yaylım yaylım geçen saatlere! Hele de bu evimize taşındıktan sonra daha da keyifli olmaya başladı.

Bu pazar sabah erkenden kalkıp bahçedeki mahsülleri topladım. Artık domatesler çok küçük ve eskisi kadar çok değiller ama en azından süpermarkettekilerden daha lezzetli ve sağlıklılar! Sadece bir tane salatalık bulabildim. Bir sürü biber topladım.
Biberler yiyemeyeceğimiz kadar çok olduğu için pek çoğunu kırmızıya dönmeleri için dalla bırakıyorum. Sonra kızarınca toplayıp kurutuyorum. İnşallah işten ayrıldığımda hepsini acı biber baharatı haline getireceğim. Bendeki havalara bakın yalnız! Daha bir tencere yemeği pişirmişliğim yok aslında!

Sonra bahçede güzel bir kahvaltı yaptık. Ardından uzun bir gazete okuma faslı! Sonra sağlıklı yaşamı bozmamak için küçük bir meyve yıkama ayini gerçekleştirdim!


Daha sonra Karpuz'u dolaştırmak için kendimizi dağlara vurduk. "O yılan mıydı, bu kertenkele miydi?" nidaları ile National Geographic yaptık.

Aaaa saat daha 14:00 mü? Malum saatler de geriye alınınca harca harca zamanı bitmedi. O zaman çalışma odası için aldığımız rafların monte edelim dedik. Tabi benim katkım bunda çok küçük oldu. Raflar takıldıktan sonra yerleştirme faslı başladı. Eşimin sakladığım kağıt parçaları, defterler, kitaapları gördüğündeki yüz hali çok korkunçtu. Mesela; "Yuh artık bunu atıyorum" dediği şey lise yıllarında kullandığım bir öğrenci pasosuydu. Benim "HAYIIRR!!" diye bir bağırışım vardı ki, halim görülmeye değerdi. Çok kılım di mi? Yok ya eskilerden kolay kolay ayrılamıyorum. Buna rağmen 2 torba attık yine, anlaştık sayılır. İşten ayrılınca tekrar bakacağıma söz verdim :)

Aşağıdaki kitaplardan biraz yukarıya çıkarsam mı diye 1 saat baktığım kütüphanem, sonunda bir tane bile çıkaramayışım ise tam bir ruh hastalığı durumuydu. Nedeni, salonda otururken ara ara kütüphaneye bakıp, aklıma gelen kitabı orada bulamama korkusu! Manyaklık yani!!! Var var böyle huylarım var.




Neyse akşam oldu zaten, saate bir baktım Vivienne Westwood'un defilesinin saati gelmiş koş koş koş! Çatlak kadın ya! Herkesin giyebileceğini değil, kendi istedi tarzı yapıyor. En son İstanbul'a gittiğimde Harvey Nich.'da kıyafetleri yakinen görme fırsatımda olmuştu. Gerçekten çok farklı!

Neyse şöyle böyle derken bir pazar daha bitti! Allahtan 1,5 gün 29 Ekim tatili varda arada bir es vereceğiz :)

Doorstepping

Hiç yorum yok:

Instagram