adidas,

Consortium Stan Smith

23:00 Doorstepping 1 Comments

Geçen sene bembeyaz spor ayakkabılar,

-pardon hiç havalı olmadı-

"beyaz sneakers" moda olduğunda

doğruyu söylemek gerekirse,

hacimli beyazlıklarını içim pek almamıştı.

Ve içimden giyeceğim tek "bem"beyaz spor ayakkabı,

yeşil plakalı Stan Smith olur diye düşünmüştüm.

Nasıl bir "trendsetter"sam :P

Adidas üretimden kaldırdığı Stan Smith modelinin

yeni koleksiyonu Consortium'u mart ayında satışa sundu.

Ve şu snake Consortium'u rüyalarıma düşürdü.

Düşürdü de imkansız bir aşk olarak.

Bulabilene aşk olsun!

Tabi İzmir'de olmanın dayanılmaz hafifliği de diyebiliriz buna :(

Ey müminler, gören duyan bana el etsin,

atlar uçağa gelirim, alrım, dönerim!

Hadi hacılar,

şu küçük Stan'lerin hatırına ;)

 

1 yorum:

anı,

Project Life App

08:30 Doorstepping 0 Comments

Size şapşahane bir haberim var;
Project Life app olarak artık her an elimizin altında!!!
Ulaşılması, alınması zor
ama bir o kadar da sempatik, yaratıcı ve zevkli
bir anı toplama yöntemiydi ki
yıllarca uzaktan sadece seyretmekle yetinebildim.
Ama artık çok çok çok kolay bir şekilde
bir kaç dakika içinde güzel bir sayfa oluşturabiliriz.
Becky Higgins'ın kendi ihtiyacı doğrultusunda icat ettiği
daha sonra talep edilir bir hale gelmesi ile geliştirdiği
bir anı toplama yöntemi olan Project Life ile
henüz tanışmamışlar için kısa bir bilgilendirme yapayım.
Eski fotoğraf albümlerini düşün,
onun bir sayfasının küçük küçük bölümlere ayrılarak
birbirine bağlı minik dosyalar haline getirildiğini düşünün.
İşte o bölümlere,

ister her gününüz, ister özel günleriniz,

ister seyahatiniz, ister çocuğunuz

ile ilgili fotoğraflar ve yazıları kreatif bir şekilde

yerleştirip, korunaklı bir albüm hazırlıyorsunuz.

Bildiğim ve araştırdığım kadarıyla

(Son 6aydır bakmasam da)

Türkiye'de hiçbir yerde satılmıyor.

ABD veya İngiltere'den getirmek ise

shippingden pahalıya geliyor....

 

Sonuç olarak bu işe en güzel çözüm bu app oldu.

Zaten bütün fotoğraflar telefonda,

tek tek bastırma derdi olmadan

istediğiniz dizaynda yerleştirme yapıp

şipşak bir sayfa oluşturabiliyorsunuz.

Misal ben yukarıdakini örnek olsun diye 1dakikada hazırladım.

Hadi siz de indirin; Project Life App

 

0 yorum:

ayşegül,

Kağıt Bebek, hırk...

08:30 Doorstepping 2 Comments

Sizi bilmem ama ben bunlar ile oynadığımı çok net hatırlıyorum.

Özellikle şu kırmızı mayolu, mavi gözlü olan
anılarıma bile gitmedi.
Şurada duruyor sanki gözümün arkasında,
yeni görmüşüm de sanki kafamı başka tarafa çevirmiştim gibi.

Bilmem anlatabildim mi hislerimi...

Meğerse 1960larda üretilen aynı isimli minik bebeklerin
kağıt bebek versiyonuymuş.

O halde

şaşkınlıktan bir yaşıma daha girerken,

çocukluğumu bulduysam

şu anda kaç yaşındayım?

Gördünüz mü konuyu yine toparlayamadım :P

Neys siz de bastırıp nostalji yapmak isterseniz linki burada;

Liddle Kiddles

 

2 yorum:

blog,

Blog Yazmada Kolaylık

08:30 Doorstepping 3 Comments

Dear Bloggers,
Blog yazmanızı kolaylaştırıp, hızlandıracak bir app önerim var.
Ama bak her cuma dua isterim :)))
Kime söylesem teşekkür etti ;)
Uygulamamızın ismi Blogsy!
Tek şartı iPad.
Flickr, Instagram, Youtube, Picassa gibi
blog yazarken kullandığınız programları bir kere indirdikten sonra
tek bir parmağınız ile sürükleyerek
fotoğraf ve videoları
blog yazınıza gömebiliyorsunuz.
Yazması, link vermesi...daha da kolay.
Hadi âmin âmin :))))

3 yorum:

bijuteri,

Bijuteri Koruma Sanatı

11:11 Doorstepping 0 Comments

Sıkılgan bir kişilik olduğum için

ayrıca çeşit de sevdiğim için,

altın, gümüş vs... den ziyade

bol bol bijuteri satın alıyorum.

Fekat kısa sürede renginin bozulması ile

bijuteriler, anneannemin lafını teyit etmiş oluyor;

"Ucuz alacak kadar zengin değilim!"

Kulağa ilk geldiğinde mantıksızlık bir izlenim yaratsa da doğru.

Zira çoğu ucuz şey kolay bozulduğu, hemen eskidiği

veya çabuk bittiği için tekrar alınıyor

ve dolayısı ile pahalıya geliyor.

Tabi ben bu deneyime karşı gelip

inatla bujiterinin kullanım süresini uzatmak istediğim için

şöyle bir yöntem denedim ve başarılı oldum;

Takıyı ilk aldığınızda, hiç kullanmadan

şeffaf veya mat parlatıcı ile oje sürüyormuş gibi kaplayın.

Yaklaşık 10 gün ilk alınmış gibi

parlaklığını koruduğunu göreceksiniz.

Solmasını beklemeden 7-10 gün arası tekrar uygulayın.

Bijuterinizin sonsuza kadar sizinle olmasını sağlayın ;)

 

 

0 yorum:

gece yarısı önerisi,

Gece Yarısı Önerisi

08:29 Doorstepping 0 Comments

Uykum kaçtığında ki bu hep olur

bazen instagram'da kaybolurum.

Oradan oraya, hashtaglere hashtage

onu takip edenden takip ettiklerine

yüzlerce fotoğraf arasında kaybolurum.

Bir gün durdum ve dedim ki

"hey dostum, neden tek başına kayboluyorsun ki ha?"

(Burada Bruce Willis bakışı ve Mavi Ay ses tonu koyalım)

Başladım #geceyarisionerisi etiketini

24:00'ten sonra yayınlamaya.

İşte onlar;

İlk gece yarısı önerisi, hayranı olduğum @bicemsinik in geometrik dövmeleri.

Renkli ig paylaşımları, eğlenceli DIY projeleri ile @studiodiy 💛

Zimmetime geçirmek istediğim kol ile @esertuncer

Kiremit rengi, yeşilin tonları ve beyaz...

Görebileceğiniz en yalın ve güzel profillerden👉 @inayali

Instagram'da Dijital Canavar renkleri diye bir gerçek var🎨

O halde #geceyarisionerisi 👉 @dijitalcanavar 👍

Saat 12'yi geçtiyse fantastik boyuta geçebiliriz🔮

#geceyarisionerisi Instagram'ın uçan adamı @halno ☺️🎈

Biri şurada gizli bir şeyler yapıyor, yürüyün gidip ortaya çıkaralım😳

#geceyarisionerisi 👉 @gizlibisey 👍

Instagram'dan sonra "gözümüz neredeyse kare görmeye başladı"

desek abartmış olur muyuz?

İşte ig'de sınırları, çapraz çekimleri ile zorlayan @teaforbear 👏

Photoshop değil el emeği, göz nuru👐

Fotoğraf, kağıt, minyatür...hepsi birleşip ortaya yeni bir sanat çıkıyor #paperart

#geceyarisionerisi 👉 @yorch_miranda 👍👏👏👏

Biz yaşamımızdan kesitler paylaşırken, instagramı sanata dönüştürenler var👌

#geceyarisionerisi 👉 @stoddartist 👏👏👏 #collageart

Instagram'ı neredeyse ele geçiren minimal akımdan haberdarsınızdır herhalde;)

#geceyarisionerisi ise minimal akım ile emojiyi birleştiren👉 @izwan.k 👍


Minimal fotoğrafları incelemek isterseniz hashtagler;

#minimal #minimalmx #minimalmood #mindtheminimal


Haftaya görüşmek üzere!

0 yorum:

Alınacaklar Listesi,

Ne Dior?

08:29 Doorstepping 0 Comments

"Bu Dior, ne dior?" hiç dinlemiyorsunuz!
Dinliorsunuz da can kulağı ile dinlemiorsunuz.
2011'de battal boy siyah alışveriş çantalarını
piyasaya sürdüğünde tek yapacağınız,
copy-paste yapmaktı.

Ama yok, böyle battal hatta jumbo boy çantayı kim kullanır,
kimse almaz elimizde kalır,
hem içine o kadar ne koyacaklar ki,
içinde 30kgluk bir çocuk bile yaşar...
falan filan diye bu kuş gibi çantayı yaptınız.
Evet sözüm sana Pull&Bear!
Yaklaşık 1,5 senedir bu çantaya,
iPad, bilgisayar, iPhone, ajanda, kalemler, cüzdan, kitap
ve hatta çocuk eşyalarını sığdırıyorum.
Hepsini taşıdı, kahrımı çekti, doğruya doğru.
Ama en sonunda alttan çatladı,
patladı yani, puff, dikiş açıldı, delik oldu, eşyalar saçıldı.
Birden hassaslaştım, zory.
Neyse ki aradan 3 sene geçtikten sonra
"Dior, ne diorsa o!" deyip
hangar boyutunda çanta yapmışsınız.
Tebrix ediyorum.
Hem de aynı tarzda 2 farklı model birden sürmüşsünüz satışa.
Üstelik 60TL civarı!
Artık içine çalışma odasını bile koyabilirim :P

0 yorum:

bebek bakım çantası,

Organize İşler

08:30 Doorstepping 0 Comments

Ben düzenli oldum mu, hayatım da düzene giriyor.

Ipin ucunu kaçırırsam ise

tekrar yakalamak için içimden çaba göstermek bile gelmiyor..

Anlayacağınız çok tehlikeli bir sınırdayım :)))

Olabildiğince düzenli olmak için bulduğum yöntemlerden biri

Bunu gibi "organizer"lar.

Bu yeşil büyük olanı, 4sene önce Ebay'den almıştım.

Aldığımdan beri tepe tepe kullanıyorum.

Amacım Ipadimin sığacağı,

kitap, not defteri, kalemleri bir arada taşıyabileceğim

ve her çantaya kolayca hepsini aktarabileceğim

bir organizerdı, hala keyifle kullanıyorum.

Yaklaşık bir karşılık pembe organizerı ise

Ebay'den yeni aldım.

Küçük bir çanta ile çıktığımda bile yanımdan ayrıramadığım

ajanda, kalem, memory stick, ıvır zıvırlar için 10numara oldu.

Ayrıca ipadsiz çıktığımda yeşil organizer gereksiz yer kaplıyordu,

Benim gibi kırtasiye dükkanı gibi gelmiyorsanız bile,

elinizi attığınızda anahtarı, cüzdanı, telefonu,

şarj cihazını bulmak için de çok kullanışlı.

Son organizerım ise son 2,5-3 yıldır hayatımın önemli bir parçası.

Lâl ile birlikte sokağa çıktığımızda mutlaka yanıma aldığım

bu bej organizerı Primark'tan almıştım.

İçine neler koyduğumu göstermek için bir kaç eşya koydum,

Ancak bunun neredeyse 3 misli eşya alıyor;

3 takım kıyafet, 5 bez, ıslak mendil, kışın atkı-bere, mendiller,

yan gözlere biberon, suluk, ilaç, krem, tarak, makas....

Her tarafı gözlü olan bu organizerı

ne kadar doldurabileceğinizi hayal edemezsiniz.

Bu da temel görevi olan çantadan çantaya kolay eşya aktarımı ile

bana hiç bebek-çocuk bakım çantası taşıtmadı.

Aklımı seveyim :)))

 

 

0 yorum:

bakım kremi,

Mineral Makyaj

09:44 Doorstepping 1 Comments

Makyaj ürünleri konusunda ahkam kesecek kadar

özenli makyaj yapmıyorum fakat,

doğal makyaj ürünleri konusunda 2kelam edecek kadar,

hem vakti zamanında araştırma yaptım,

hem de senelerdir kullanıyorum.

Makyaj yapmayı sıkıcı bulan ama yapmadan sokağa çıkmamaya çalışan

(insanların ne suçu var, hep onları düşündüğümden),

sonra da yaptığı makyajı çıkarmaya üşenen,

hatta çoğu zaman çıkarmadan

(rüyama giren insanların ne suçu var, onlar niye makyajsız görsünler)

yatan bir insanım?!

Tamam sadete geliyorum.

"Eğer yüzüme bir ton krem, makyaj malzemesi sürüyorsam,

bari olabildiğince sağlıklı olsun" diye düşünerek

seneler önce mineral makyaja ulaşmıştım.

Yaklaşık 7 senedir de %100 minarelerden hazırlanan

i.d.Bare Minerals'i kullanıyorum.

İçinde boya, parfüm, yüzde uzun süre kalmasını sağlayacak,

veya raf ömrünü uzatacak hiçbir katkı maddesi yok.

Tozları sıkıştırmak için bile herhangi bir kimyasal kullanmıyorlar.

Zaten yaş ilerlediği için kullandığım bakım kremleri yeterince

katkı maddesi taşıyor. Genç kalmak için katkı şart :)))

Bari diyorum üstüne sürdüğüm doğal olsun ;)

Mineral bebeğimsin ;)

Bakım kremlerinde de Estee Lauder'i tercih ediyorum.

Bir seri bitince doğala dönüş yapıp L'Occitane'ın kremlerini kullanıyorum.

Tükenince hoop Estee'ye dönüş.

Böylece yarı katkılı, yarı doğal bir bakım ve makyaj rutinim var.

Ayrıca mor göz altlarım için mükemmel bir kapatıcım var ki

kendisi Estee Lauder'in Re-Nutriv Intensive Concealing Duo'su oluyor.

Önce koyu renk bir kat sürülüyor, ardından açık olan

ve ta taaam, morluklar gitmiş!

Tabi altına bir göz bakım kremi sürdüğümü söylememe gerek yok.

Sadece onu sürüp çıkmak bile bana

profesyonel makyaj yaptırmış hissi veriyor.

Diyeceklerim bu kadar, esen kalın :P

 

 

1 yorum:

Bizden,

Lâl'in Karnavalı

04:22 Doorstepping 4 Comments

Ne çabuk büyüdü, daha yeni doğmuştu
geyiklerini bir kenara bırakırsak...
Niye bırakalım kardeşim?
Kolay mı geçiyor o yıllar?
Lâl yeryüzünde 3. seneyi devirmiş,
ben Lâl ile 4.seneyi bitirmişim.
Eğlenceli bir doğum günü olsun istedim.
Gerçi Lâl bir güldü, bir güldü sormayın.
Hem "Allahallaa bu çocuk eğlenmedi mi?" diyorum,
hem de bu tepkisiz halleri bana benzediği için seviniyorum.
Biliyorum ben, içi eğleniyor da dışarı tepki fışkırmıyor.
Neyse temaya Karnaval diye karar verdikten sonra
yoğun bir Pinterest araştırması başladı tabi.
Bu tema için alınması gerekenler belli başlı şeyleri
Türkiye sınırları içinde bulamayınca,
bir kaç aydır yakın dostum olan Ebay'e başvurdum.
(Elfony'nin bana sardırdığı Ebay hastalığını da
başka postta anlatırım)
Misal sirk cupcake stand ve süsleri, photo boot için pano,
palyaço burunları gibi malzemeler Ebay.
Diğerleri de kâh Kemeraltı'ndan kâh Karşıyaka'dan.
Ama esas uğraştıran Pinterest'te görüp
"Amaaan ben bunu yaparım ki" dediklerimdi.
Oturup onları yapmak ayrı bir olay,
onları yapmak için organize olmak ayrı bir olay.
Onu yapmak için gerekenler, alınacak yerler,
yan malzemeler, yapacak zamanı ayarlama,
ilk denemelerde başarısızlık, isyan etme, toparlama,
sonra geç saatlere kadar uğraşma.
Ama üstünden bir gün geçip
fotoğraflar elinize geldiğinde değmiş diyor insan.
Çünkü Lâl bu fotoğraflar ile yaşamının hangi yılında karşılaşsa
o güne geri gidecek,
hayal meyal anılarını bu fotoğraflar canlandıracak.
Belki birilerine gösterip bir şeyler anlatacak.
Belki o anlatırken biz hayatta bile olmayacağız.
Geriye sadece anılar kalacak...
Haydaaa, niye duygusala bağladıysam?
Bak nasıl toparlıyorum hemen;
Ay bunlar salça konservesi, üstüne D&R'dan aldığım
Mt bantları sardım, al sana teneke devirme oyunu.
Ama en çok o kasayı aradım.
Vermiyor manavlar, ne kıymetli kasaları varmış!
Toparladım devam ediyorum ;)
Pek tabi tek başına kolay olmuyor bu işler,
Mekanımız Çukutala'nın yeşil bahçesiydi,
karnaval temasına uygun seçtiğimiz
Nihan'ın elinden çıkan lezzetler ise enfesti.
Sadece lezzetler olsa iyi,
süsleme için de epey uğraştık, rüzgarın tüm muhalefetine rağmen.
Tekrar tekrar teşekkürler :)
Aşağıda görmüş olduğunuz,
bizzat yaptığı ahşap süslemeler ile gelen
Serpil ise günün diğer kahramanıydı.
Dijital Atölye kimliğini ortaya çıkarınca
işte bu güzel karelere sahip olduk!
Çok çok teşekkür ederiz.
Herkes adına konuşuyorum.
Itirazı olan? Ne mümkün?
Daha da bir dolu fotoğrafımız var
ama baymak istemiyorum.

Ekstra bayılmak isteyenleri
Doorstepping'in Facebook hesabına bekliyorum.
Oradan baymak serbestmiş :P
Fotoğrafları gördükçe karnım acıktı,
tam da akşam yemeğinde sağlıklı yaşama geçiş yapmıştım.
Onu da ayrı postta anlatırım.
Tabi sağlıklı yaşama kadar her akşam
doğum gününden eve gelenleri yedim, o ayrı.
Hoop, konu yine saptı gitti.
Şimdi bu fotoyla toparlıyorum;
Ok topladım, çüz!


4 yorum: