Alışveriş,

Dubrovnik sen ne güzel bir yersin - 4 Gidelecekler - Yenilecekler

09:00 Doorstepping 8 Comments

Artık Old Town içinde kaldığımızdan mıdır, uzun saatler aynı mekanlarda geçirdiğimizden midir? 2.günün sonunda orası çok tanıdık gelmeye başlamıştı. Garsonlar tarafından tanınır hale gelmiştik düşünün. Biraz daha kalsak siparişimizi söylemeden masamıza getirecek hale gelicekti :)))

Cele Cafe, bizim her gün en az bir defa dinlenmek, bakınmak... için oturduğumuz cafe. Karşıda görünen ise yanlış hatırlamıyorsam Dubrava Cafe, herhalde sandalyelerin yerleştiriliş yönünden biz hep Cele'yi tercih ettik. İlk defa geldiğin bir şehri böyle sinema gibi seyretmek daha güzel :)

 Luza Meydanı'nda Cele Cafe'nin devamı ve arkasındaki bina komple Nike Shop




Gundliceva Poljana Meydanı'ndaki şu mavi-beyaz cafe lezzetin adresi - Kamenice; sabah yerel halkın kahve içip sohbet ettiği bir mekan iken, öğleden itibaren papalina, kalamar, ahtapot ve böceklerin uçuştuğu bir yer haline geliyor. Diğer rest.a göre fiyatlarının uygun olduğunu söyleyebiliriz. Bunun gibi mekanlar Prijeko Sokağı'nda da var ama Kamenice konumu açısından diğerlerini solluyor. (Bir önceki posttaki balık fotosu buraya ait)

Çaktırmadan Diesel!


Sahibinden çok korktuğum için adam akıllı çekemedim, antika bir berber :)
Old Town'ın uzun arka sokağı Od Puca'da bulunuyor.

Dubrovnik'teki sayılı markalardan biri Max Mara
Az da olsa Hırvat tasarımcıların dükkanları(mağaza değil ı ıh!) da var. 
Ama parasız kaldığım için hiçbir şey almadım :( Bir daha ki sefere artık.

Bak şimdi sokağa!

 Si si si si cinema, mu mu mu mu movie :)))

"Sanki Venedik" mevzusunun tek gerçekçi olduğu nokta bence pizzalar ve makarnalardı. Muhteşem lezzetler, büyük porsiyonlar hala tadı damağımda! Biz bunu Kamenice'nin yanındaki pizzacı da yedik ama benim tavsiye edeceklerim esas Za-Rokum Sokağı'nda. En ünlüsü Mea Culpa. Biz bilmediğimiz için ilk gün tam karşısındakinde yedik, o da süperdi. Ondan tahminim hepsi öyledir :)

 Unutmadan bir de Olivia Pizza var. Aslında oturulacak yeri de var ama biz genelde geç saatte acıktığımız için yan penceresinden parça pizza alıp köşe başı, saray basamakları, heykel parmak ucu... gibi yerlerde yemeği tercih ettik :))

Madem karanlık fotolara geçtik gece ile bitirelim;
Stradun'dan gece manzarası
Sezon sonu olduğundandır belki biz gece yapacak fazla bir şey bulamadık. 
Stradun'u kesen ara sokaklarda küçük barlar var yalnız bildiğin küçük, minik, ufak, anla işte o kadar Kıbrıs Şehitleri'ndekilere küçük demeye utanırsın :)))
Mesela Africa, Casablanca, Galerie, Gaffe... ve 2-3 tane de Irish Bar var. Biz tesadüfen Sky Bar diye bir yer bulduk, Old Town'ın içinde gayet modern çizgiye sahip bir yer, güzeldi.
1-2 tane de gece kulübü var ama gitmeye çalışmadık.

 Bu askerler surların içinde yaşadığımız için sabah akşam, o kapı senin bu kapı benim dolaşıyorlardı.

 Bu da ben, Stardun üstünde bulunan kitapçı Algoritma'dan Cele'ye kaçarken :)

Not : Ben Dubrovik'e gitmek için nette araştırma yaparken Türkçe çok fazla kaynak bulamamamıştım. Olanlar da uzunca tarihçesini yazıp kilise, saray... ağırlıklı anlatmışlardı. 
Halbuki ben şimdiki Dubrovnik'i gezmek istiyordum :( 

Neyse uzun lafın kısası bu postları kendim gibi tavsiyeler arayanlar için resmen "Amme Hizmeti" olarak hazırladım.

Devam edecek...

You Might Also Like

8 yorum:

doorstepping cok guzel bir yazı dizisi oldu tesekkurler!!ben de arkadaslarla ekimde gidicem arastırma yapıyodum cok iyi geldi:)
peki dobrovnikte euro geciyo mu ya da gecen yer var mı yoksa illa para bozdurmak mı gerekiyo??ya da neyi bozdurmak gerekiyo:)

zeynep dedi ki...

bence iyi ki yazıyorsun ve böyle ansiklopedik bilgi yerine senin yazdıklarını birinci ağızdan okumak çok daha keyifli..

corcorella dedi ki...

:))) Hizmet basarılı gidecek olursak senı buluruzz
:))

CEPAYNASI dedi ki...

gitmeyi istediğim şehirlerden biri idi...ve bu yazı dizisinden sonra kesinlikle gitmeliyim diyorum:)

Sunthing dedi ki...

Merhaba, bence de çok güzel bir yazı dizisi olmuş :) Bu arada 3,4 hatta 7 günlük turlar var Dubrovnik için sence kaç gün yeterli olur etrafı keşfetmek için?

Judy Abbott dedi ki...

ellerine sağlık, harika bir yazı dizisi oldu.
Hırvat kardeşlere de ayrıca hayran kaldım, şehirlerinin kıymetini bilmişler, tabelalarla çirkinleştirmemişler. O Diesel'in lambasına bayıldım mesela, tarihe, kente saygı budur işte.

Doorstepping dedi ki...

Çikolatalı sufle, çok iyi :) Euro geçiyor. Ama bizim rehber, kuna ile alışveriş ederseniz daha iyi olur demişti. Havaalanından TL'lerimizi Euro'ya çevirdik. Dubv'ten de bittikçe euroları çevirdik. Ama zorda kalınca euro verdik, problem olmuyor. Bir tek kredi artı her yerde geçmiyor ona dikkat etmek lazım :)

Zeynep; teşekkür ederim, işe yaradığına sevindim :)

Corcorella; beklerim ;)

cep aynası; mutlaka git :)

Sunthing, bence 7 gün daha uygundur. Çünkü bir sürü adası var, şehir merkezi var, Lapad arafı var. 7 gün daha verimli olur :)

Judy, maalesef onları akdir ederken de hep kendimize üzülüyoruz :(

Glass Half Full dedi ki...

Merhaba!

Blogunuzu başka bir blogdaki link ile keşfettim biraz önce ve sayfanın sonuna doğru ilerlerken ağzım açık kaldı. Dubrovnik hakıkında şu ana kadar kendi blogumda 3 post yazdım ve serinin sonuncusu ve 4.sünü de yakında yazacağım. Tamamen aynı sebeple Dubrovnik hakkında post yazmış olduğumu da eklemek isterim.

enteresandır ki, bambaşka şeylerden bahsetmişiz. Göz atmak isterseniz

http://breakingnewslivefromlife.blogspot.com/

Başarılar, harika blog!