BendenSendenBizden,

Harley Davidson

08:29 Doorstepping 0 Comments

Harley Davidson’ın motosiklet tutkunlarını özgürlükle tanıştıran dev tırı,
Harley on Tour Projesi’nin Avrupa etabı kapsamında
26 ve 27 Nisan’da son durağı olan İzmir’deydi.
Fekat etkinlikten 1 gün önce benim için bambaşka bir heyecan daha vardı.

Harley Davidson'a sadece botlarını giymek kadar yanaşmış olan bendeniz

onlara dokunabilecek hatta bir İzmir turu atacaktım!!!

Pek tabi o gün organizasyon saatine kadar zaman geçmedi.
Evden bile çıkışım olaydı.
Deri pantalonlar mu giysem şanına yaraşır bir şekilde,
ya bu sıcakta feci sonuçlar doğurursa?!?
Aman renkli giyinmeyeyim,
karizmayı sarsmayalım siyah-turuncu ortamda!

Velhasıl saat sonunda geldi, güzel bir kokteyl ile başlayan organizayonun ismi

Amazonlar Atölyesi idi.

İzmirli kadın gazeteciler Banu Şen, Bahar Akıncı, Beliz Baran, Gülengül Uslu,

Nihan Yarkent, Saadet Mançe, Pakize Sükan,

Sırma Güven, Berrin Güloğlu, Berrin Birer

ve biz bloggerlar Nur Kararata, Özge Doğan ile bendeniz

Harley Davidson dünyasına bir adım daha yaklaşacaktık.

Kafadaki deli soruların yanıt bulduğu
ve tarihi-şimdisini öğrendiğimiz efsane motorların
aslında yurtdışında pek çok bayan tarafından kullanıldığını.
Ve hiçbirinin de vücut geliştirmeci olmadığını öğrendik :)))
Şaka bir yana dünyadaki en dengeli motorlar olduğu için
bayanların da çok rahat kullanabildiğini öğrenmiş olduk!

Ve işte o heyecanlı anlara yaklaşırken

yüzlerden gerilim ve mutluluk aynı anda okunuyordu!

Koruyucu kıyafetlerimizi giydik, motorumuzu seçtik.

Pek tabi deneyimli bir kullanıcısı vardı.

Sonra ver elini Kordon!!!

Anlatılmaz yaşanır bir deneyim ile

koala şeklini almış vücudum ile motordan indiğimde

"ağzı kulaklarına varmak" deyiminin canlı bir örneği idim.

Korkudan ellerimi bırakamadığım için motor üstü fotom yok.

Zory!

 

0 yorum:

BendenSendenBizden,

Fuar Pikniği-1

15:43 Doorstepping 2 Comments

Senelerini aynı şehirde geçirip
burnunun ucundaki güzellikleri görmezsin ya...
Yanından geçersin, içine girersin, bir şey yapıp çıkarsın
ama fark edemezsin güzelliği, es geçersin...
Beyin yoğun iş stresinden kurtulunca
İzmir Fuarı'nın aslında çocuklara ne kadar uygun olduğu geldi aklıma.
Kitap fuarı bahanesi ile düştük Serpil'le yollara.
Piknik yapmayı kafamıza geceden koymuştuk
aldık yanımıza kahvaltılıkları, örtüleri,
serildik en heybetli ağacın altına.
Saldık Lâl ile Ilgaz'ı çimlere,
yapma demedik, dur demedik, gitme demedik.
Araba yoktu, motor yoktu, koşuşturan insanlar yoktu,
tehlikeli çukurlar, tümsekler yoktu.
Ye demedik, ağızlarına tıkmaya çalışıp
kendimizi sinir etmedik.
Rahat anneleriz,
bugün yemez, yarın yer,
onu yemez, başka bir şey yer...
Sürekli söylenerek onların günlerini de zehir etmedik,
kendimizinkini de.
Bisikletlerini götürdük, scooterlarını götürdük.
Bindiler, indiler, düştüler, güldüler.
Birlikte oynadılar,
biz bol bol sohbet ettik.
Göletde kuğulara bile bindik.
Yani fuarın tüm gerekliliklerini yerine getirdik :))
Serpil sayesinde çok güzel fotoğraflarımız
yani anılarımız oldu...
Kitap fuarı mı ne oldu?
Girdik girdik, ona da girdik.

Biraz hızlı oldu ama istediğimiz kitabı da aldık,

Muzaffer İzgü'den imzamızı da ;)

Fotoğraflar: Dijital Atölye

 

2 yorum:

bahçe,

Balkon Bahçesi

14:07 Doorstepping 3 Comments

Eski evimizde hayalimdeki bahçeye sahiptim,
yanlış anlaşılmasın hayalim çimler, havuz, şezlong falan değildi.
Bildiğiniz tarlaydı, domates salatalık, lahana, biber,
mısır, börülce, patlıcan, patates...
2 sene boyunca manavdan hiçbir şey almadım.
Zaten yediğimiz tüm sebzeler bunlardı ;)
Lâl ile birlikte şehir hayatına geri dönüş yapınca
hep o bahçemin özlemini duydum.
İşten gelince yorgunum demeden bahçeyi sular,
olanları toplardım, 2 damla gözyaşı....

Neyse duygusallığı bir kenara bırakırsak

aynısını balkonda da denemek istedim.

Ondan Barcelona'ya gittiğimde bir dolu tohum aldım.

Hem bizimkilerden daha sağlıklıdır diye

hem de bakalım onlarınkilerin lezzetine diye.

Ekim yapılacak ayı resmen zor bekledik.

Bu arada bahçede de balkonda da

bilirkişi olarak Sevilay Abla'nın katkısı büyük.

Mart'ın başında ektik, 2 haftada filizlendi domatesler,

soğanlar, ıspanaklar, fesleğenler.

Çıkmayan kırmızı biber ve lavanta da gözümüz kaldı.

Onlar da bizi fazla strese sokmadan Nisan ile birlikte filizlendi.

Bir de geçen hafta pazardan çilek ve biberi de ekledik eküriye, tam oldu.

Bütün sulama işini Lâl yapıyor,

sebze büyütme zevkini alsın istiyorum,

marketlerde satılanlar ile farkını bilsin istiyorum,

kendi ürettiği şeyleri kendi tüketerek

üretim bilinci yerleşsin istiyorum...

İstiyorum da istiyorum :)

 

 

3 yorum:

Alınacaklar Listesi,

Sırtlan

12:17 Doorstepping 0 Comments

Sırt çantası ile
sadece yaz tatillerinde yakınlaşan bir zat olarak,
Claire's

bu sene her mağazada o kadar çok sırt çantası çeşidi

ve rengi gördüm ki

Mavi Jeans
kendimi birden hangisinden alsam acaba diye dolaşırken buldum.
Yanımda minimum bir iPad, telefon, fotoğraf makinası,
 Accessories
kitap, ajanda, defter, kalem artı Lâl'in eşyaları ile
dolaşan bir insan olarak çok da mantıklı geldi.
Mavi Jeans

Kendime sonunda hafif rahat, hafif kalıplı, hafif şık,

Claire's

bol cepli, fermuarlı, kolay açılan,

nispeten büyük bir sırt çantası buldum aldım.

Pull & Bear

Tabi beyaz çanta Hastalığı'na bir yenisi eklendi.

Çok temiz pak bir insanmışım gibi

bu özgüvenime de ayrıca hastayım.

 

 

0 yorum:

DIY,

Yemlik - DIY

16:46 Doorstepping 0 Comments

Pinterest'te uzun zamandır görüp

Lâl ile yapmak istediğim

Kuş Yemliği'ni sonunda becerebildik.

Becerebildik lafım zorluk anlamında anlaşılmasın

çünkü yapımı son derece kolay.

Bizim "becerme"miz tamamiyle zaman ve üşengeçlikle alakalı :/

Yoksa yapımı neredeyse 10dk sürüyor.

Fotoğraftaki gibi bir süt kutusunun 4 kenarını ölçüp

sonra bu ölçülerde kutuyu süslemek istediğiniz

kağıtları kesiyor ve kutuya yapıştırıyorsunuz.

Kuruduktan sonra maket bıçağı ile

kuşun kafasını sokabileceği bir pencere açıyorsunuz.

Tabandan yüksekliği üst fotodaki kadar olursa iyi olur.

Çünkü yemler için kase görevi görecek yer burası.

Bir de bu alana kuşun konması için dal da saplarsanız,

kuş için elinizden geleni yapmış olursunuz.

Gelmezse artık onun ayıbı olur :)))

Ha, bitirmeden çatı en önemli kısmı,

bu tip süt kutularının tepesi üçgen olanları var,

onlardan alırsanız çatı işi de sadece kesip yapıştırmaktan ibaret!

Bu arada Pinterest'te bir sürü anlatımlı, fotolu tarif var.

Ama ben İkea'nın prospektüslerini okumayanlardanım,

ondan fotolara bakıp yapmaya giriştim.

Siz adam akıllı yapmak isterseniz Pinterest'te oluşturduğum

Kuş Yemliği panosundan

pek çok farklı şekline ulaşabilirsiniz.

Çüz!

 

0 yorum:

Bizden,

Çok Mu Şey İstiyoruz?

08:30 Doorstepping 0 Comments

Şakran'da yeşilliklerin içindeki
Demlik'te mis kahvaltı,

açık alan kudurması,

bitki bilimine giriş,

sebzelerin diğer kullanım alanları,

kendi halinde takılma anları,

"dur girme"yi dinlemeyen Karpuz kişisi,

enginarın en lezzetli hali... gibi

basit bir şekilde geçsin istiyoruz hayatımız.

Çok şey mi istiyoruz?

Demlik'in ayrıntıları için > Yapılacaklar Listesi

Erik tadında enginar tarifi için > Enginar Salatası

0 yorum: