Bahçem,

2011 Organik Bahçe Açılışı

17:02 Doorstepping 14 Comments

 Geldi bahçenin mevsimiiiii...
Kışın nadasa bıraktığımız( :P ) bahçeyi, sebzelendirmenin zamanı geldi :)
Hem bu sene organik sebze yemek her seneden daha anlamlı !
Hiç ilaç, katkı olmadan sadece su ile beslenen sebzeler!
Nasıl mis gibi kokuyorlar bilseniz :)
Bu 3. senesi bahçenin 
ve 3 senedir domatesin, salatalığın tadının çok daha güzel olduğunu fark ettim.
Bahçenin gerçekleşmesinde en büyük emeği olan ise; üst fotoda gördüğünüz Sevilay Abla
Bakmayın abla dediğime, biz yaşını sormadan 1 sene "Abla, abla!" diye seslenince öyle kaldı.
Halbuki 78li! Yani benden 1 yaş büyük!
Ama tabi evle ilgili kıdemi benden kat be kat yüksek olduğundan, saygıdan "Abla" bizim için!
Haftada 1 gün geliyor ama sanki hergün bize bakıyor gibi
bizi derliyor topluyor, bir yemek yapıyor 1 hafta yiyoruz :)
Bahçe işlerinde de köy tecrübesi olduğu için bilirkişimiz!
 Velhasıl,
bu sene bahçeye domates, salatalık, 1-2 çeşit biber, patlıcan, börülce, karpuz, kavun diktik.
Daha da eylemlerimiz devam edecek...
Ortadaki ağaç da ERİK AĞACI!!!
Daha çok küçük olduğu için tabi bu sene hiç birşey vermedi, belki seneye ;)

 Göbeğim nasıl bu arada FÜZE gibi oldu kensileri :)))

14 yorum:

Bibeh,

Ya bu durmadan büyüyor o_O

10:00 Doorstepping 17 Comments

El insaf kardeşim,
sana içinde büyüyeceğin alan verdik, 
geldin resmen kafamıza çıktın!
Tamam bu büyümede benim de katkım yok mu? var!
Ama bildiğin top oldum!
 Geyik bir yana 6 ayı geçti, oldum 67!
Doktor feci kızdı tabi, adam dedi 1,5 kg al da gel, ben gittim 4,5 kg!
Hop soktu diyete! Diyete dediysem sağlıklı ve miktarı insan boyutunda beslenme!
Şimdi bir ay sonraya aynı kiloda kalmam gerekiyor. Ama ben 1kg aldım bile :(
Ama olsun hava ısınınca bir de enerji gelince habire çıkıyorum yürüyüşe!
Gelelim kıyafetlere;
Oldies But Goldies kıyafetler artık mazide kaldı, hiçbirinin içine giremiyorum :(
Girdiklerim de sıkıyor, olmadı diyor yani!
Neyseki bol t-shirtler moda, M-L idare ediyoruz :P
Pantalon ise daha zor, benim gibi hamile pantalonu giymiycem diye ısrar ederseniz;
alırsınız Zara'dan 44 beden pantalon oturursunuz :P
T-shirt: GAP / Hırka: Pull&Bear / Pantelon: Zara / Ayakkabı : Adidas / Kolye: Ayşe Deniz

17 yorum:

Antalya,

Bir Olympos Masalı - 2

08:18 Doorstepping 13 Comments

İşte burası da bizim için huzurlu tatilin adresi Daphne'yi anlatan fotoğraflar;
 Odalardan birinin önündeyiz, göbeğim, yanaklarım ve Karpuz'la ;)
Tabi ki içine girdim;
yattım,
yattım sallandım,
enine yattım, boyuna yattım, yattık...
Eeee... bugün ne yapalım?
E o zaman hiçbirşey yapalım, yatalım :)))
Bu yatıp dinlenme fotoğrafları bitmez, biraz da ortama bakalım;
Burası ormanın içinde 6 odalı mini bir otel, ormanın sıklığı yukarıda görüldüğü gibi.
Beni bu tatilde en mutlu eden şey ise biraz tuhaf ama arkadaki katır!
Hep merak ederdim, eşek ile at karışımı nasıl bir hayvan oluyor diye.
Ata benziyormuş ama eşek gibi anırıyormuş!
Bu fotodan saniyeler sonra bize anırmaya başladı misal :)))
İşte odaların bulunduğu yapı, 4 aşağıda 4 yukarıda 8 oda var.
Burası da ortak alan yani ev, içeride şömineli bir salon ve mutfak var. 
Daphne'nin sahipleri ve diğer misafirler ile birlikte zaman geçirdiğiniz sıcak bir ortam.
Şöminenin karşısında mayışma zamanı...
Göbek bebeğini ısıtma ve süt-ceviz ile besleme zamanı...
Akşamüstü beslenme zamanı, asla aç bırakmazlar...
Daphne'nin sahiplerinden Refiye'nin elinden çıkan leziz akşamüstü kekleri...
Hele sabah kahvaltıları, offf of...
taze taze, ev yapımı...
ve gün içi beslenmeleri;
Mmmmm!
dalından yeni dünyalar...
Sonra yine yatış,
resmen iç organlarınıza, kılcal damarlarınıza kadar dinleniyorsunuz :))
Ye, iç, oku, yat, sallan, amaaaan hayat zor be :P
Orakla bira aç, küvete çişini yap falan...
 Kafanı yoracağın en stresli şey Mastermind falan...
bak ya, şimdiden geri dönmek istiyorum :(
Gel keyfim gel Karpuz'u!
Sürt burnum sürt Karpuz'u!
vee kapanış toplu poz ile!
Bir sonraki tatilde görüşmek üzere! (kimbilir ne zaman olur, malum)

13 yorum:

DIY,

Yalancının Mumu Yatsıya Kadar Nanay...

09:30 Doorstepping 2 Comments

Şimdi ben bir gebeş olarak, yok düzeltiyorum;
4 ayı sürünerek geçmiş bir gebeş olarak, bu süreçte çok sıkıldım.
Şimdi nasıl sıkıldığımı anlatıp sizi de sıkmayayım.
Düzelmeye başlayınca başladım blogları karıştırmaya...

Nedendir bilinmez Kuzey Avrupa blogları benim ilgimi çok fazla çekiyor. 
İşte onlardan biri olan Blamejsen 'de üst fotoğraftaki mumları gördüm.
Can sıkıntısı ya, hemen işe koyuldum;
 Mumlar bildiğimiz kırk yıllık mumlardan, boyalar ise aslında OJE!
Tırnağıma yapabilecek kabiliyette olmadığım için aldığım gibi kalmıştı.
Kurumasın diye burada kullanmaya karar verdim.
Ama kabiliyeti olan, eli titremeyene öneririm; CLAIRE'S de bulabilirsiniz.

2 yorum:

Antalya,

Bir Olympos Masalı - 1

09:30 Doorstepping 14 Comments

Birkaç hafta önce çoook içten Olympos'a gitmek istemiştim. Ama kimseye söylememiştim.
Sonra birden bir program oluştu ve kendimizi Olympos'ta bulduk!
Nasıl bir dinlence tatili, nasıl, nasıl nasıl...
Kaldığımız yer nasıl huzurlu, nasıl, nasıl, nasıl...
Bu huzurlu yeri anlatmadan önce bir miktar Olympos'un üstünden geçelim;
Öncelikle Olympos'ta denize ulaşmak için yürümelisiniz, araç yok!
Çünkü eski bir medeniyetin içinden geçerek, dereyi izleyerek denize ulaşıyorsunuz ;) 
İzlediğiniz dere bu. Enfes yeşil bir manzara
 Bunlar da yol boyu size eşlik eden kalıntılardan bir demet.
İşte bu da ulaşılan cennet!
ve tabi Karpuz'un cenneti :)
Özelliği ne derseniz?
Gelenler genelde üniversite öğrencileri,
kimse birbiriyle ilgilenmiyor, herkes kendi arkadaş grubuyla sohbet içinde...
Kim ne giymiş, o ne yapıyormuş, bu ne tarafa bakıyormuş...yok öyle şeyler.
Topuklu terlikler, mayokiniler, tanga, apaçi, aç erkek yok!
Mayo, terlik, bir üst, havlu bitti!
Pardon bitmedi bir de alkol; al biranı, şarabını gel! 
Kimse kimseyi rahatsız etmiyor!
Güneşi batır,  güneşin doğuşunda sessizliğe gel, ne istersen.
 Bu da bizim huzuru fazla kaçmış halimiz :)

Tabi eskiden çok daha güzeldi,
Ama yine de pek çok yazlık yere göre kurtarılmış bölge!
Şiddetle tavsiye ederim!
Önemli not; baharda gidilmesi çok daha iyi olur, 
zira yazın hem çok sıcak hem de kalabalık oluyor :(
Olympos'u bizim için cennet yapan nokta ise kaldığımız yer!
Onu da bir sonraki postta görselleriyle anlatayım ;)
Kapanışı denizden dönüş yolundaki, denize girmiş "Göbek-Bebeğim"le yapıyorum :)

14 yorum: