Alınacaklar Listesi,

Death Note'ta beyni patlayan L'e özel ilgi :)

09:13 Doorstepping 14 Comments

Canımdan çok sevdiğim L'i, aziz babası Loreathan ve saygıdeğer annesi Hesionka'dan geçen hafta Allah'ın emri, Peygamberin kavli ile istedim. Onlarda "Yemeğini, tatlısını eksik etmessen, verdik gitti" dediler. Sağolsunlar. O günden beri birlikte yaşıyoruz. 

Bir süre işte takıldık.
Fakat L, kısa bir süre sonra "Çok gürültü yapıyorsun, düşünemiyorum, üstüne üstlük kafamı da karıştırıyorsun!" dedi. 
Evde beraberliğimizi sürdürmeye karar verdik. 
Birlikte onun başrollerini paylaştığı "And the Oscar goes to.." anime Death Note'u izliyoruz her akşam :) 
Ama L'de bir havalar, bir havalar! Şu sahneyi oynarken, şöyle oldu, böyle oldu, herkes hayran kaldı" falan... Bir de buyurgan, habire bir şeyler istiyor " O zaman git bana kahve getir, lütfen!" şeklinde sürekli :(

Neyse Otakugillere söz verdim. Ne isterse yapıyorum. Sinemada en önden yer ayarlıyorum, onu kurabiyeye boğuyorum. Gül gibi geçinip gidiyoruz  işte, Allah herkese nasip etsin. Amin :D 

DeathNotemania'ya katılmak isteyenleri Loreathan'a alalım ;)

14 yorum:

Alınacaklar Listesi,

Züpermenlerimmmmm

11:26 Doorstepping 9 Comments

Ben bunları Nes'ten alalı ve takalı çok oldu ama malumunuz işlerden taktığım şeylerin bile fotosunu bir türlü çekemedim :( Dün büyük bir hırsla bu görevimi de ifa ettim :))
Küçük olan canım yüzüğüm, büyük olan ise broşum istenirse de kolyem hatta çok zorlarsam tokam :))) Ne kadar güzeller di mi? :D Nescim ellerine sağlık, tekrar çok teşekkürler ;)

Not : Daha fazlasına Nes'in yani Banyosuyu'nun Nesterens blogundan ulaşabilirsiniz.

9 yorum:

Karpuz,

Pazar günleri kesin 24 saatten az, hı hı!

14:07 Doorstepping 18 Comments

Kahvaltı ettikten sonra, maaile yürüyüş yapalım dedik.
Rotamız belli. 2. kim?



Ha, bu arada ördekler 1. :))) Valla biz bi şey yapmadık, Karpuz kaçırdı hepsini ;)

Karpuz nefes nefese çok dik bir yamaçtan inmeye hazırlanıyor, yüzünde bir soru işareti ile :)))

Karpuz başarılı ama annesi, yani ben aynı yamaçtan kayarken kameralara yakalanıyorum.:))


ve mutlu son, aşağıdayız :)


Bir koku duydum sanki? Evet evet, bu taraftan geliyor. 
O zaman ben öteki tarafa gideyim, çıp çıp çıp...(pati sesleri) 
Evet aynen öyle yapıyor. Bir koku alıyor bir yerden, dönüyor o tarafa, kafa yukarda kokluyo kokluyo, sonra hızla öteki tarafa devam ediyor. Deli ya :)))
Bu benim, ben buldum bunu, eve götürücem bunu ben....



Ve en mutlu son, imkansızlıklar ile yapılmış muffinler ve çay :D 
(Muffin kağıdı olmayınca, yağlı kağıdı keserek yaptım) Ama tadı güzel oldu ;)


Ama her güzel şey gibi bitti.
 Ve yine işteyim :(  

Bitmeden şuraya bir de "ne giydim" yapayım, sen sağ ben selamet;
 
Tayt, kot ceket : Bershka
Kazak : Zara
Battal boy fular,  : BosPa ( ne zamandır gidemedim, pöff)
Yağmur çizmesi : DKNY 

18 yorum:

(Ç)iş hayatı

Geçici 1 Süre - Out Of Order

15:16 Doorstepping 5 Comments

Dolls by Andrew Yang, inspired by Katie Eary, Gareth Pugh, and Rick Owens.
Photo: Dan Forbes / Courtesy of The Block
İşler anormal bir şekilde yoğulaştı, kendim için hiç bir şey yapamaz hale geldim. Sürekli bir şeyler yazmak istiyorum ama zaman bulamıyorum.  Site ve blog ile ilgilenemediğim için acayip suçluluk duyuyorum. Ama ne çare! Çok sinirlerim bozuk, imdaaat!

Bir süre galiba doğru dürüst post girme fırsatım olmayacak. Merak edenlere haber vereyim dedim;)

Bu arada 3 günlük 1 İstanbul iş seyahatim oldu. Fekat gündüz İstanbul'u görmedim desem yalan olmaz. Ancak akşam larım fena değildi. Bir akşam Bebek Taps'e bir akşam Asmalımescit Tekel Bira Evi'ne gittik. Moral oldu :D

Neyse yine başlangıç aşamaları sıkıntılı geçen işime geri dönmem lazım:) 

Benim hala umudum var, ayrıca o_O

5 yorum:

Neden dün ÜRETEN İNSAN, bugün YAŞAMINA SON VERİR?

18:38 Doorstepping 4 Comments


Cevabını kısmen de olsa Daily Mail'in haberinde buludum; Salı günü annesi vefat etmiş :( Ne acı :(
Ayrıntılar için; Daily Mail 

4 yorum:

Bloger Buluşması

Buluşma!!!

13:08 Doorstepping 27 Comments

Sonunda beklenen buluşmamız gerçekleşti!!!!
Buluşma Notları :

* Herkes çok samimi ve tatlıydı!

* Sanki daha önceden görüşmüşüz gibi birden herkes kaynaştı.

* İlk  buluşan Gutuvonka ve Pinosh'un karşılaşma hikayeleri çok komikti.

* 3. gelen olarak benim Gutuvonka'ya "Tanıdım seni!" diye seslenmem çok komikti :)))

* Vintage Peony'nin hissetmiş gibi üstümüze gülerek gelmesi çok komikti :))

* Organizasyonu yapan Matissera ve Vintage Peony'nin birbirleriyle "Ben Şu, Ben Bu" diye tanışıp "Aaaa! Sen misin?" diye sarılmaları çok komikti :)))

* Büyük bir ihtimal geleceklerini bildiğimiz Sechill ve Nora Ashira'yı beklerken ki boş gözlerle çevredeki insanlara bakmamız çok komikti.

* Kimler vardı; MatisseraWonderland, Vintage Peony, Gutuvonka, PearlPinosh ve bendeniz :)

* Has Kahve'de dışarıda yer bulamayınca yanı başındaki Cafe BiYer'e oturmamız şahaneydi. Çünkü çok açtım ;)

* Gerisi sohbet, dedikodu, blog kritikleri, yeni bloger adayı bilgilendirmeleri

* Kişisel bilgilerin öğrenilmesi, sen nerede çalışıyorsun, nerede oturuyorsun, Blog-Gerçek İsim Eşleştirmeleri, becerilemeyip kağıda dökülmeleri :))

* Daha pek çok şey...

Bu organizasyonu düzenleyen Vintage Peony ve Matissera'ya çok teşekkür eder, devamını tez zamanda dilerim :)

Ek1: Kim Kimdir?
Vintage Peony - Kırmızı fularlı
MatisseraWonderland - En üst-orta resimde soldaki, uzun saçlı ve hayretki sarışın değil :)))
Pinosh - En üst-orta resimde sağdaki, kısa saçlı
Pearl - Kırmızı paltolu
Gutuvonka En sol-orta resimde, kameraya hu hu diyen! 
ben de - Ortadaki masalı resimde en dipteki :)))

27 yorum:

Attım Ağzına, Girsin Boğazına :D

10:00 Doorstepping 2 Comments

Olta balıkçılarının güzel bir deyimi vardır; İlk oltayı sallarken "Attım Ağzına, Girsin Boğazına" diye! Şimdi düşününce sadistçe geliyor ama artık kalıplaşmış bir söz, "Rastgele" niyetine:)))

İşte ben de Hesi'nin çekilişi için aynen rastgele diyorum :D

Ayrıntılar için; Hesionka!

2 yorum:

HP Rezaleti

HP Rezaleti

17:32 Doorstepping 15 Comments

20 Ocak'ta dizüstü bilgisayarımızı tamir için İzmir-Mithatpaşa'daki HP yetkili servise verdik. Onlar da tamir için İstanbul veya Ankara'ya yolladılar.

Bir kaç gün sonra arayıp tamir ücretini söylediler. "Tamam" dedik. Fatura istedik. "Fatura bilgilerini ve dekontu mail atın" dediler.

Parayı yatırıp, fatura bilgileri ile birlikte söyledikleri adrese mail attık.

Üstünden bir hafta geçti ses seda yok. Aradık, "ne safhada" diye. "Parayı yatırmamışsınız" dediler.

"Mail at" dediniz, "dekontu gönderdik" dedik. "Bize haber vermediniz" dediler. (Niye mail attırıyorlar acaba, haberi dumanla mı vereceğiz???) Neyse 1-2 serzenişte bulunup "şimdi haber veriyoruz o zaman" dedik.

Fatura istediğimizi tekrar belirttik. Tamam dediler. (Bu arada sürekli "konuşulanlar kaydediliyor" diyor telefonda)

Dün mesaj geldi, "bilgisayarınızın onarım işlemi tamamlanmıştır, 2 işgünü sonra İzmir ofisten alabilirsiniz" diye.

Bugün Call-center'ı faturayı hatırlatmak için aradık. Bilgisayarla birlikte teslim alalım diye. "Fatura talep etmemişsiniz" dediler.

O noktada film koptu!!!
"Mailinize bakın,  bakmayacaksanız neden mail attırıyorsunuz, faturasız nasıl ödeme alıyorsunuz, benden KDV'sini de alıp nasıl fatura kesmiyorsunuz, maliyeye kayıtlarınızı nasıl veriyorsunuz..." gibi konuşmalarımız tamamiyle SONUÇSUZ kaldı, çünkü DUVARLA KONUŞUYORMUŞ gibiydik.

İnternetten BİZE ULAŞIN numaralarını bulduk Ankara(312 459 49 00) aradık. Orası İstanbul'a(216 579 79 00) aktardı.  Buradaki bayanın söylediği şey BİLGİSAYARINIZIN TAMİRİ İPTAL EDİLMİŞ!!!!!!!!!!

GERÇEKTEN İNANILMAZ!

ve aynı kişiye olayları anlatıyorsun. "Peki ne istiyorsunuz?" diyor. Delirmemek elde değil!!! BİLGİSAYAR ve FATURA istiyoruz!!! Bu kadar basit!!!!!!

Yetkiliniz kim onunla görüşelim soruları cevapsız kalıyor. Call center'ı arayın diyor. Oradan sonuç alamadığımız için size aradık diyoruz. DUVAR!!!

Şimdi ne olacak meçhul! Yarın da sorun çözülmezse Dekont ve onarılmamış bilgisayarla AVUKATIMIZA başvurup, o itina ile kaydettikleri ses kayıtlarını da resmi yollarla alıp, MAHKEMELİK olacağız herhalde.

Bakalım yarın almaya gittiğimizde bilgisayar tamir edilmiş mi, edilmemiş mi???? Çünkü HP ne yaptığını bilmiyor!!!

Benim size tavsiyem ASLA HP ALMAYIN, ALDIYSANIZ DA GÖZÜNÜZ GİBİ BAKIN! Çünkü internette HP ile ilgili tonlaca şikayet olduğunu bizim başımıza gelince gördüm. Ben sizi uyarmış olayım.

15 yorum:

Ev hayatı,

Karpuz'un Yakalandığı An

10:40 Doorstepping 16 Comments

Geçenlerde arkadaşlar bir yere giderken muhabbet kuşlarını bize bıraktılar. Tabi Karpuz, bu sürekli ses çıkaran, bizmi de büyük ilgi gösterdiğimiz nam-ı değer Didi'ye feci kafayı taktı.

Oraya koyduk atladı, buraya koyduk yetişti derken, en yüksek gördüğümüz yere kafesi yerleştirdik. Sonra beklemeye başladık bakalım ne olacak diye...




Karpuz önce bir kapıdan baktı, gitti yattı, ses çıkarınca kulakları dikti, uzaktan kapıya doğru baktı, biz de tamam artık alıştı dedik. Fekat biz odayı terk ettikten kısa bir süre sonra hareketlenmeler başladı. Karpuz, önce bizi uyuttuğunu zannedip, yanına sokuldu, sonra başında bekledi, en ufak bir cik sesinde kalkıp yakın markaja aldı :)))

Baktık ki sonu hayırlı olmayacak bu işin, çözümü kapıyı kapatmakta bulduk. Ha derseniz baştan neden kapatmadınız diye; kuş kendinin yalnız hissetmesin diye ;) Ama böyle de çok samimi oldu :)))

Arkadaşların birgün blogu keşfedip, bu görüntüleri görmemesini umuyorum :)))

16 yorum:

Japonya,

Yemede Yanında Yat JAPONLAR!

15:54 Doorstepping 19 Comments

Japonya'da en sevdiğim şeylerden biri de ne yiyeceğinizi önceden görebilmemizdi. Bizim Kebapçıların fotoğraflı menülerinden bahsetmiyorum tabi :))) Burada yemeklerin oldukça gerçekçi maketlerini, restoranların vitrinlerinde sergiliyorlar!!!

Hemen hemen her restoranın böyle bir vitrini var. Menülerinde ne varsa vitrinlerinde de bütün hepsi var.

Yani önünüze gelecek yemeği, menüdeki yazılanlara bakıp, gözünüzde canlandırmaya çalışmanız için bile sizi yormuyorlar! Para işte para! Bunların hepsi rahatlıktan kaynaklanıyor.

Bizim gibi maddi dertleri olmadığı için artık aşmışlar, bu tür şeylere sarmışlar :))) Şaka bir yana hayatlarını kolaylaştıracak ne varsa düşünüp uygulamaya koymuş adamlar! Çok takdir ediyorum, çok seviyorum :D

Aşağıdakiler de batı tarzı olanlar. Ayrım mayrım yok!

Allahım yukarıdaki köfteler o kadar lezzetliydi ki, son gün, "son defa-mükemmel lezzet" diye yolumuzu değiştirip tekrar Shane's Burger'a gittik. Bak hala yutkunuyorum yazarken:(

Bu da sokaktaki bir krep büfesinin vitrini! Meyveli-Çikolatalı, daha neler neler... Bazı yerlerde Fransız bazılarında İsveç krepi diye satıyorlardı. Muazzam bir şey! Onlarında maketini yapmışlar...

Bu arada bu maketleri satan özel bir yer var Tokyo'da! Adını bulup yazarım. Biz üşendik gitmedik. Halbuki şunlardan alıp eve koysaydım fena mı olurdu?

Düşündüm de fena olurdu, yiyemedikten sonra napayım maketini!

"Yeme de yanında yat" kıvamı:)))

19 yorum:

Kod : 10.02.10 / 19:00

12:03 Doorstepping 6 Comments

Beklenen tarih açıklandı. Katılmak isteyenler lütfen Matissera veya Vintage Peony ile irtibata geçsin :)

6 yorum:

Kaçırmayın,

Kayıp Bloger StyleBytes

09:10 Doorstepping 9 Comments

Daha önce de bir postumda bahsetmiştim, yıllarca izlediğim bir blog vardı diye. İşte o güzel blog StyleBytes'dı!

Agatha adında çok tatlı bir kızdı bu blogun sahibi, kocası(biraz tipsiz olmakla beraber) çok güzel karelerini çekerdi Agatha ve evcil domuzları Molvin'in.

İşte bu güzel bloga Agatha, Nisan 2008'den sonra bir daha hiç post girmedi. En son kısa bir süre için Stockholm'e gideceğini yazmıştı. Bir daha da hiç giriş yapmadı :( Resmen ortadan yok oldu???

Ağustos 2005'ten beri yazılan bir blog dile kolay! Herkes nerede olduğunu sormaya başladı, diğer blogerlar onunla ilgili postlar yaptılar. Hatta bazıları orjinal blogdan postları kopyalayıp üstüne yeni resimler girerek "Sahte StyleBytes"lar bile yarattı :O
Söylentiler kocasıyla boşandığı yönünde...Ne olursa olsun bu güzel blogdan mahrum kaldık ama hala döner döner eski postlarına bakarım! Siz de bir göz atmak isterseniz STYLEBYTES !
Not 1 : Eski postlarına sayfa sonundan ulaşmakta zorlanıyorsanız, arşiv listesinden yararlanmanızı tavsiye ederim.
Not 2 : Bir de nerede olduğunu bilen varsa haber versin :)))

3. ve En Önemli Not : Görmüş olduğunuz vatkalı elbise Nisan 2008'e ait bir post, ayrıca vintage giysileri de 2005'den beri post ediyor. Bu blogdan, Avrupa Modası'nın da ne kadar gerisinde olduğumuzu da üzülerek görebiliriz :(

9 yorum:

Bizden,

Harajuku Tükkanları - 2

09:36 Doorstepping 15 Comments

Harajuku tükkanlarına devam!
Bu arada bedenleri o kadar küçük ki bazı mağazalarda(mesela üsttekinde) Large bile olmadı :( 
Aslında düşündüğümüz gibi çok kısa boylu değiller ama geneli çok zayıf!
 

Bu arada çok pahalı!
Yukarıdaki mağazayı görüp, bir de indirim yazısını fark edincence 3-5 parça alırım diye içeri daldım ama indirimde 90TL'nin altında bir şey yoktu:( 
Ondan adamlara LV, Prada, Gucci falan feşmekan normal geliyor.
Tokyo'nun neredeyse her semtinde LV mağazası vardı mesela. Düşünün İstanbul'da 2 tane var, burada aynı AVM'nin içinde bile 2 tane var!!!

15 yorum: